Bel fıtığı nedeniyle beliniz veya bacağınız ağrıyorsa hareket etmek konusunda kararsız kalabilirsiniz.
“Yürürsem fıtığım daha da kötüleşir mi?”
“Dinlenmem mi gerekiyor?”
“Ne kadar yürümeliyim?”
Özellikle ağrının yoğun olduğu ilk günlerde dinlenme isteği çok anlaşılırdır. Ancak uzun süre tamamen hareketsiz kalmak çoğu kişi için iyi bir çözüm değildir.
Uygun miktarda yürümek, bel fıtığı rehabilitasyonunun önemli parçalarından biri olabilir.
Buradaki anahtar kelime ise uygun miktardır.
Bel Fıtığında Yatak İstirahati Gerekir mi?
Şiddetli ağrının olduğu dönemde kısa süreli dinlenmeye ihtiyaç duyabilirsiniz.
Ancak bu, günlerce yatakta kalmanız gerektiği anlamına gelmez.
Uzun süreli hareketsizlik;
kasların çalışma kapasitesini azaltabilir,
günlük işlerin daha zor gelmesine neden olabilir,
genel kondisyonu düşürebilir,
yeniden hareket etme konusunda kaygıyı artırabilir.
Bu nedenle ciddi bir tıbbi engel yoksa amaç mümkün olduğunca günlük hareketi korumaktır.
Yürümek Fıtığı Büyütür mü?
Günlük, kontrollü yürüyüşün disk hernisini otomatik olarak büyüttüğünü düşünmek doğru değildir.
Omurgamız hareket ve yük taşımak üzere tasarlanmıştır.
Ancak bel fıtığının özellikle ağrılı döneminde yürüme toleransı kişiden kişiye değişebilir.
Bir kişi 30 dakika rahat yürürken başka bir kişinin belirtileri 5–10 dakika içinde artabilir.
Bu nedenle doğru soru:
“Bel fıtığında kaç dakika yürünür?”
değil,
“Ben şu anda ne kadar yürüyüşü iyi tolere edebiliyorum?”
olmalıdır.
Ne Kadar Yürüyerek Başlamalısınız?
Herkes için geçerli 10, 20 veya 30 dakikalık bir reçete yoktur.
Başlangıç sürenizi mevcut kapasitenize göre belirleyebilirsiniz.
Örneğin 15 dakikalık yürüyüşün sonunda bacak ağrınız belirgin artıyorsa başlangıçta 7–10 dakikalık daha kısa yürüyüşler daha uygun olabilir.
Tek bir uzun yürüyüş yerine gün içinde birkaç kısa yürüyüş yapmak da bazı kişiler tarafından daha iyi tolere edilebilir.
Amaç ilk günden sınırlarınızı test etmek değil, hareket kapasitenizi kademeli olarak artırmaktır.
Yürürken Hafif Ağrı Olursa Durmalı mısınız?
Her hafif belirti yürüyüşü hemen bırakmanız gerektiği anlamına gelmez.
Belirtilerin nasıl değiştiği daha önemlidir.
Örneğin bel bölgesinde hafif bir rahatsızlık oluşuyor ancak kısa sürede geçiyorsa yürüyüş tolere edilebilir olabilir.
Buna karşılık;
ağrı giderek bacağın daha aşağısına yayılıyorsa,
uyuşma veya karıncalanma belirgin artıyorsa,
yürüdükçe bacakta güçsüzlük oluşuyorsa,
belirtiler yürüyüş sonrasında uzun süre artmış kalıyorsa,
yürüyüşün süresi veya yoğunluğu yeniden düzenlenmelidir.
Hızlı mı, Yavaş mı Yürümeliyim?
Başlangıçta rahatça sürdürebildiğiniz doğal bir tempo genellikle daha uygundur.
İyileşme ilerledikçe yalnızca yürüyüş süresini değil, hızınızı da artırabilirsiniz.
Örneğin ilerleme şu şekilde olabilir:
Önce daha uzun yürüyebilmek,
sonra biraz daha hızlı yürümek,
ardından eğim veya farklı zeminler eklemek.
Bütün bunları aynı anda artırmak gerekmez.
Ertesi Günkü Durumunuza da Bakın
Yürüyüş sırasında kendinizi iyi hissetmeniz önemli ama yeterli değildir.
Akşam ve ertesi sabah nasıl olduğunuz da yükün uygun olup olmadığı konusunda bilgi verir.
Yürüyüşten sonra hafif yorgunluk normal olabilir.
Ancak ertesi gün belirgin şekilde daha kötüyseniz bir önceki günkü yük mevcut kapasitenizin üzerinde kalmış olabilir.
Bu durumda yürümeyi tamamen bırakmak yerine dozu azaltmak çoğu zaman daha mantıklıdır.
Yürümek Tek Başına Yeterli mi?
Yürüme çok değerli bir fiziksel aktivitedir ancak bütün rehabilitasyon programının yerini tutmaz.
Kişinin gereksinimine göre;
hareket açıklığı,
kas kuvveti,
denge ve hareket kontrolü,
günlük yaşam hareketleri,
işe veya spora hazırlık
için başka egzersizlere de ihtiyaç duyulabilir.
Yürüyüşü rehabilitasyonun temellerinden biri olarak düşünmek daha doğrudur.
Bu Yazıdan Aklınızda Kalsın
Bel fıtığında uzun süre tamamen hareketsiz kalmak çoğu kişi için gerekli değildir.
Yürümek;
hareket kapasitesini korumaya,
genel kondisyonun yeniden geliştirilmesine,
günlük yaşama dönüşe
yardımcı olabilir.
Ancak herkes aynı miktarda yürümek zorunda değildir.
Size uygun süreden başlayın, belirtilerinizin yalnızca yürüyüş sırasında değil sonrasında nasıl davrandığını izleyin ve kapasitenizi kademeli artırın.
Bel fıtığında hedef mümkün olduğunca az hareket etmek değil, yeniden daha fazla hareket edebilecek bir beden oluşturmaktır.