Bel fıtığı nedeniyle birkaç hafta zor bir dönem geçirdiniz. Bacağınıza yayılan ağrı azaldı, daha rahat yürüyorsunuz ve günlük yaşamınız kolaylaşmaya başladı.
Şimdi önemli bir soru ortaya çıkar:
Eski hayatınıza hemen dönebilir misiniz?
Uzun yürüyüş, spor, bahçe işi, temizlik, seyahat, ağırlık kaldırma...
Ağrının azalması çok olumlu bir gelişmedir. Ancak ağrının azalması ile vücudun eski yük taşıma kapasitesine tamamen ulaşması aynı şey değildir.
Bu nedenle iyileşmenin bu döneminde iki uçtan da kaçınmak gerekir:
Bir anda eski yüklerin tamamına dönmek ve “fıtığım var” diyerek aylarca kendinizi hareketten korumak.
Ağrım Geçtiyse Neden Beklemem Gerekiyor?
Burada aslında “beklemek” doğru kelime değil.
Kademeli olarak geri dönmek daha doğru.
Ağrılı bir dönemde çoğu insan doğal olarak daha az hareket eder. Yürüme mesafesi azalabilir, spor bırakılabilir, ağır işler ertelenebilir.
Bu sırada vücudun alışık olduğu yük miktarı da azalır.
Dolayısıyla kendinizi daha iyi hissettiğiniz ilk gün, hastalık öncesindeki tüm aktivite miktarınıza bir anda dönmeniz gerekmeyebilir.
Ama bu, hareketten kaçınmanız gerektiği anlamına da gelmez.
Amaç yükü yeniden basamak basamak artırmaktır.
Yük Deyince Sadece Ağırlık Kaldırmayı Düşünmeyin
Vücudumuz için yük yalnızca elde taşıdığımız kilogram değildir.
Şunların hepsi birer yüklenmedir:
Uzun süre oturmak
Uzun yürüyüş yapmak
Ev temizlemek
Eğilip kalkmak
Bahçede çalışmak
Uzun araba yolculuğu yapmak
Koşmak
Spor yapmak
Çocuk taşımak
Gün boyunca aynı hareketi tekrar etmek
Bu nedenle “Ben ağır bir şey kaldırmadım, neden ağrım arttı?” sorusunun cevabı bazen gün boyunca biriken toplam yükte olabilir.
Ne Kadar Artırmalıyım?
Herkes için geçerli tek bir sayı yoktur.
Örneğin 20 dakika yürüyebiliyor ve sonrasında belirgin bir kötüleşme yaşamıyorsanız bir sonraki aşamada yürüyüş sürenizi bir miktar artırabilirsiniz.
Benzer şekilde egzersizde;
süre,
tekrar,
direnç,
hareket genişliği
yavaş yavaş artırılabilir.
Önemli olan bütün değişkenleri aynı anda büyük miktarda artırmamaktır.
Ertesi Gün Nasıl Olduğunuz Önemli
Bir aktiviteyi yapabilmiş olmak, o yükün size uygun olduğunu tek başına göstermez.
Sonrasında ne olduğuna da bakmalısınız.
Örneğin yürüyüş sırasında kendinizi iyi hissettiniz ancak aynı akşam bacak ağrınız belirgin arttı ve ertesi sabah hâlâ devam ediyorsa yük artışı fazla olmuş olabilir.
Buna karşılık hafif bir yorgunluk oluşmuş ancak kısa sürede geçmiş ve ertesi gün eski düzeyinize dönmüşseniz vücudunuz yükü daha iyi tolere etmiş olabilir.
Bu nedenle rehabilitasyonda yalnızca:
“Yapabildim mi?”
değil,
“Yaptıktan sonra nasıl oldum?”
sorusu da önemlidir.
Biraz Ağrı Olması Her Zaman Kötü mü?
Hayır.
İyileşme döneminde aktivite sırasında veya sonrasında hafif belirtiler oluşması her zaman yeniden zarar gördüğünüz anlamına gelmez.
Daha önemli olan belirtilerin;
ne kadar arttığı,
nereye yayıldığı,
ne kadar sürdüğü,
ertesi gün ne durumda olduğu
gibi özellikleridir.
Özellikle ağrı giderek bacağın daha aşağısına yayılıyor, uyuşma artıyor veya yeni bir güç kaybı oluşuyorsa program yeniden değerlendirilmelidir.
“Fıtığım Var, Artık Ağır Kaldıramam” Doğru mu?
Genellikle hayır.
Bel fıtığı tanısı ömür boyu belirli aktivitelerden kaçınmanız gerektiği anlamına gelmez.
İyileşme ilerledikçe ve kapasiteniz arttıkça pek çok günlük yaşam, iş ve spor aktivitesine yeniden dönmeniz mümkün olabilir.
Buradaki temel kavram hazırlıktır.
Örneğin işi gereği düzenli yük kaldırması gereken bir kişinin rehabilitasyonu yalnızca ağrısını azaltmakla tamamlanmamalıdır.
Vücudu yeniden o işe hazırlanmalıdır.
İyi Günlerde Fazla Yüklenme Tuzağı
Bel fıtığından iyileşirken sık görülen bir durum vardır.
Kişi birkaç gün iyi hisseder ve:
evi temizler,
uzun yürüyüş yapar,
alışverişe çıkar,
bahçeyle ilgilenir
ve bütün bunları aynı gün yapar.
Ertesi gün ağrı artınca:
“Fıtığım yeniden patladı.”
diye düşünür.
Oysa bazen sorun tek bir hareket değil, bir günde biriken toplam yükün mevcut kapasitenin üzerine çıkmasıdır.
Bu nedenle iyi günleri “kaçırılan işleri tamamlama günü” hâline getirmemek önemlidir.
Bu Yazıdan Aklınızda Kalsın
Bel fıtığında ağrının azalması çok olumlu bir gelişmedir; ancak rehabilitasyonun sonu değildir.
Vücudun yeniden;
yürümeye,
eğilmeye,
taşımaya,
çalışmaya,
spora
hazırlanması gerekir.
Aktivitenizi ne tamamen bırakın ne de ilk iyi günde eski düzeyinize bir anda dönün.
Yükü kademeli artırın ve yalnızca aktivite sırasında değil, sonrasında vücudunuzun verdiği yanıtı da izleyin.
İyileşmenin hedefi kırılgan bir bel oluşturmak değil, hayatın yüklerini yeniden taşıyabilen bir beden oluşturmaktır.