Bel Ağrısı

Bel ağrısında hangi belirtiler ciddiye alınmalı?

Kısa yanıt: Bel ağrılarının büyük bölümü ciddi bir hastalıktan kaynaklanmaz. Ancak idrar veya dışkı kontrolünde yeni gelişen değişiklik, bacaklarda ilerleyen kuvvet ka…

Kısa yanıt: Bel ağrılarının büyük bölümü ciddi bir hastalıktan kaynaklanmaz. Ancak idrar veya dışkı kontrolünde yeni gelişen değişiklik, bacaklarda ilerleyen kuvvet kaybı, önemli bir travma, ateş, açıklanamayan kilo kaybı ya da pozisyonla değişmeyen şiddetli gece ağrısı gibi bazı belirtiler tıbbi değerlendirme gerektirir.

Her bel ağrısı tehlikeli midir?

Hayır. Bel ağrısı çok yaygındır ve çoğu kişide ciddi bir hastalık bulunmaz. Ağrı; kasların, eklemlerin ve bağların yüklenmesi, uzun süre aynı pozisyonda kalma, fiziksel kapasitenin azalması veya ağrı sisteminin hassaslaşması gibi pek çok etkene bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Bu nedenle yalnızca “belim ağrıyor” demek, tehlikeli bir durum olduğu anlamına gelmez.

Bununla birlikte bazı belirtiler, ağrının alışılmış bir bel ağrısından farklı olabileceğini düşündürür. Sağlık profesyonelleri bunları uyarı işaretleri olarak değerlendirir.

Hangi belirtilerde acil değerlendirme gerekir?

İdrar veya dışkı kontrolünde yeni gelişen değişiklik

Bel ağrısıyla birlikte;

idrarı başlatmakta yeni gelişen güçlük,

idrar yapamama,

idrar veya dışkı kaçırma,

mesanenin dolduğunu hissedememe

gibi belirtiler varsa acil değerlendirme gerekir.

Tek başına sık idrara çıkma veya uzun süredir bulunan idrar kaçırma aynı anlama gelmez. Önemli olan, bel veya bacak belirtileriyle birlikte ortaya çıkan yeni ve açıklanamayan değişikliktir.

Makat ve genital bölge çevresinde uyuşma

Oturduğunuzda seleye temas eden bölgede, genital bölgede veya makat çevresinde yeni başlayan uyuşma ya da his kaybı acil değerlendirme gerektiren bir bulgudur.

Bu bölgedeki duyunun tuvalet temizliği sırasında farklı hissedilmesi de önemsenmelidir.

Bacaklarda ilerleyen kuvvet kaybı

Bacakta yalnızca ağrı veya uyuşma olması ile ilerleyen kuvvet kaybı aynı şey değildir.

Aşağıdaki değişiklikler özellikle önemlidir:

Ayağın yürürken takılmaya başlaması

Ayağı yukarı kaldırmakta belirgin güçlük

Parmak ucuna yükselmede yeni gelişen yetersizlik

Dizde boşalma

Merdiven çıkarken belirginleşen güç kaybı

Her iki bacakta hızla artan güçsüzlük

Yürümenin kısa sürede belirgin biçimde bozulması

Bu belirtiler sinirlerin daha ayrıntılı değerlendirilmesini gerektirir.

Düşme veya kaza sonrası bel ağrısı önemsenmeli mi?

Yüksekten düşme, trafik kazası veya doğrudan darbe sonrasında başlayan bel ağrısı değerlendirilmelidir.

Daha hafif bir düşme de özellikle;

ileri yaştaki,

kemik erimesi bulunan,

uzun süre kortizon kullanan,

daha önce kırık geçiren

kişilerde omurga kırığı açısından önemli olabilir.

Kişinin yürüyebilmesi kırık olasılığını her zaman ortadan kaldırmaz.

Ateşle birlikte bel ağrısı ne düşündürür?

Bel ağrısına ateş, titreme veya belirgin genel hastalık hâli eşlik ediyorsa enfeksiyon olasılığı değerlendirilmelidir.

Yakın zamanda geçirilmiş ciddi enfeksiyon, bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalık veya tedavi, damar yoluyla madde kullanımı ya da yakın zamanda yapılan cerrahi girişim de sağlık profesyoneline bildirilmelidir.

Bel ağrısı ve ateşin birlikte bulunması mutlaka omurga enfeksiyonu olduğu anlamına gelmez; fakat değerlendirilmeden geçiştirilmemelidir.

Gece ağrısı her zaman tehlikeli midir?

Hayır. Bel ağrısı olan kişiler yatakta dönerken, uzun süre aynı pozisyonda yatarken veya uygun olmayan bir yatış biçiminde ağrı hissedebilir. Bu tür ağrının pozisyonla değişmesi ve hareket edildiğinde azalması mümkündür.

Daha dikkatli değerlendirilmesi gereken gece ağrısı;

pozisyonla değişmeyen,

giderek artan,

uykudan sürekli uyandıran,

dinlenmekle azalmayan,

açıklanamayan kilo kaybı veya genel hastalık hâliyle birlikte bulunan

ağrıdır.

Dolayısıyla yalnızca “geceleri ağrım oluyor” ifadesi tek başına ciddi hastalık göstergesi değildir. Ağrının davranışı ve eşlik eden bulgular birlikte değerlendirilmelidir.

Kanser öyküsü varsa yeni bel ağrısı önemli midir?

Daha önce kanser tanısı almış bir kişide yeni başlayan ve açıklanamayan bel ağrısı değerlendirilmelidir. Özellikle ağrı giderek artıyorsa, dinlenmekle azalmıyorsa veya gece belirginleşiyorsa bu öykü sağlık profesyoneline mutlaka bildirilmelidir.

Kanser öyküsü bulunan her kişide bel ağrısının kanserden kaynaklandığı söylenemez. Ancak bu bilgi, değerlendirme ve gerekli incelemeler konusunda önem taşır.

Sabah tutukluğu ne zaman dikkat çekicidir?

Sabahları kısa süreli tutukluk bel ağrısında sık görülebilir. Ancak tutukluk uzun sürüyor, dinlenmekle artıyor ve hareketle belirgin biçimde azalıyorsa inflamatuvar romatizmal hastalıklar açısından değerlendirme gerekebilir.

Özellikle şu özelliklerin birlikteliği önemlidir:

Ağrının genç yaşta başlaması

Belirgin ve uzun süren sabah tutukluğu

Gecenin ikinci yarısında ağrı

Dinlenmekle düzelmeme

Hareketle rahatlama

Kalça çevresinde dönüşümlü ağrı

Sedef hastalığı, göz iltihabı veya bağırsak hastalığı öyküsü

Bu tablo her zaman acil değildir; ancak sıradan bir mekanik bel ağrısı gibi kabul edilmemelidir.

Uyarı işareti varsa mutlaka ciddi bir hastalık mı vardır?

Hayır. Uyarı işaretleri doğrudan tanı koydurmaz. Örneğin gece ağrısı veya ileri yaş tek başına ciddi bir hastalık olduğunu göstermez.

Önemli olan;

belirtilerin birlikte bulunması,

zaman içindeki değişimi,

kişinin sağlık öyküsü,

fiziksel ve nörolojik muayene bulgularıdır.

Bu nedenle internetteki listelere bakarak paniğe kapılmak yerine uygun sağlık değerlendirmesine başvurmak gerekir.

Ne zaman randevu alınmalı?

Acil belirtiler bulunmasa da;

ağrı giderek kötüleşiyorsa,

günlük yaşamı belirgin biçimde kısıtlıyorsa,

birkaç hafta içinde düzelme eğilimi göstermiyorsa,

sık tekrarlıyorsa,

bacağa yayılan ağrı, uyuşma veya güçsüzlük eşlik ediyorsa

değerlendirme alınması uygundur.

Omurgam’dan kısa not

Bel ağrılarının büyük bölümü ciddi bir hastalıktan kaynaklanmaz. Uyarı işaretlerinin amacı insanları korkutmak değil, az görülen fakat gecikmeden değerlendirilmesi gereken durumları zamanında ayırt etmektir.

Özellikle idrar veya dışkı kontrolünde yeni değişiklik, makat–genital bölge çevresinde uyuşma ve ilerleyen bacak kuvvetsizliği varsa beklenmemelidir.

Doğru tedavinin ilk adımı doğru tanıdır; hekim değerlendirmesi gerekir.