Bel Ağrısı

Bel ağrım yeniden artarsa başa mı dönmüş olurum?

Bel ağrınız bir süredir azalırken bir sabah yeniden artabilir. Daha önce rahat yaptığınız bir hareket zorlaşabilir veya belinizi yeniden koruma ihtiyacı hissedebilirsi…

Bel ağrınız bir süredir azalırken bir sabah yeniden artabilir. Daha önce rahat yaptığınız bir hareket zorlaşabilir veya belinizi yeniden koruma ihtiyacı hissedebilirsiniz. Böyle bir durumda ilk düşünceniz şu olabilir:

“Yaptığım bütün tedavi boşa mı gitti?”

Çoğu zaman yanıt hayırdır. Mekanik bel ağrısında iyileşme düz bir çizgi hâlinde ilerlemez. Daha iyi ve daha zor günlerin bulunması, özellikle uzun süredir devam eden bel ağrısında sık karşılaşılan bir durumdur.

Ağrının artması her zaman yeniden yaralanmak değildir

Alevlenme, bel ağrısının geçici olarak alışılmış düzeyinin üzerine çıkmasıdır. Ağrıyla birlikte hareketlerde zorlanma, tutukluk veya günlük yaşamda geçici bir kısıtlanma da görülebilir.

Bu artış;

Bir günde alışılmıştan fazla iş yapmak,

Uzun süre aynı konumda kalmak,

Yeni veya daha ağır bir egzersize başlamak,

Yetersiz uyumak,

Yoğun stres yaşamak,

Üst üste yorucu günler geçirmek

gibi birçok etkenle ilişkili olabilir.

Alevlenmelerin tek ve kesin bir nedeni her zaman bulunamaz. Ağrının artmış olması da omurgada mutlaka yeni bir hasar oluştuğunu göstermez. Bel ağrısındaki alevlenmeler, bilimsel çalışmalarda da geçici kötüleşme dönemleri olarak tanımlanmaktadır.

İki uçtan da kaçınmak gerekir

Ağrı arttığında kişiler genellikle iki farklı tepki verir.

Birinci tepki, bütün hareketleri bırakmak ve tamamen dinlenmektir. Bu yaklaşım uzun sürerse hareket korkusunu artırabilir; kasların ve dolaşımın günlük yüklerden uzaklaşmasına neden olabilir.

İkinci tepki ise ağrıyı önemsemeden aynı yoğunlukta devam etmektir. Belirgin biçimde artan ağrıya rağmen yükü zorlamak, alevlenmenin daha uzun sürmesine yol açabilir.

Amaç bu iki uç arasında uygun dengeyi bulmaktır: Yükü geçici olarak azaltmak, fakat hareketi tamamen bırakmamak.

Alevlenme sırasında ne yapabilirsiniz?

Öncelikle son birkaç günü gözden geçirin. Yürüyüş, egzersiz, ev işi, seyahat, çalışma süresi veya kaldırdığınız yüklerde ani bir artış oldu mu?

Ardından etkinliklerinizi geçici olarak düzenleyebilirsiniz:

Uzun yürüyüş yerine daha kısa yürüyüşler yapın.

Egzersiz sayısını veya direncini azaltın.

Uzun süren işleri daha küçük bölümlere ayırın.

Tek bir konumda kalmak yerine düzenli olarak konum değiştirin.

Daha önce rahatlatıcı olduğunu bildiğiniz nazik hareketleri sürdürün.

Ağrının egzersizden sonraki birkaç saat ve ertesi gün nasıl davrandığını izleyin.

Burada amaç “belimi hiç kullanmamalıyım” düşüncesiyle kaçınmak değildir. O gün tolere edebildiğiniz hareket miktarını bulmaktır.

Egzersizleri tamamen bırakmalı mısınız?

Her ağrı artışında bütün egzersizleri kesmek gerekmez. Ancak programın geçici olarak kolaylaştırılması gerekebilir.

Örneğin:

Hareket açıklığı küçültülebilir.

Tekrar sayısı azaltılabilir.

Direnç düşürülebilir.

Zor hareketin daha kolay bir biçimine dönülebilir.

Egzersizler gün içine bölünebilir.

Ağrı ve günlük hareket kapasitesi yeniden dengelendiğinde program kademeli olarak eski düzeyine çıkarılabilir. Kronik bel ağrısında egzersizin ağrı ve işlev üzerinde yararlı olduğu bilinmektedir; önemli olan egzersizin kişiye ve mevcut yük toleransına göre düzenlenmesidir.

Ağrı tamamen geçene kadar beklemek gerekir mi?

Günlük yaşama dönmek için her zaman ağrının sıfırlanmasını beklemek gerekmez. Hafif ve kabul edilebilir düzeydeki bir ağrı, özellikle hareket sonrasında kısa sürede yatışıyorsa, mutlaka zarar gördüğünüz anlamına gelmez.

Şu değişiklikler yükün fazla geldiğini düşündürebilir:

Ağrının her hareketle belirgin biçimde artması,

Hareket kapasitesinin giderek azalması,

Ağrının egzersiz sonrasında uzun süre yatışmaması,

Ertesi gün önceki düzeye dönememek,

Bacağa yayılan yakınmanın belirginleşmesi,

Yeni uyuşma veya güç kaybı gelişmesi.

Böyle bir durumda programın yeniden değerlendirilmesi gerekir.

Ne zaman yeniden değerlendirme gereklidir?

Önceden tanıdığınız ağrıdan farklı bir ağrı ortaya çıktıysa, alevlenme olduğunu kendiliğinizden varsaymayın.

Özellikle aşağıdaki durumlarda sağlık profesyoneline başvurulmalıdır:

Yeni veya ilerleyen bacak güçsüzlüğü,

İdrar ya da dışkı kontrolünde yeni değişiklik,

Makat ve genital bölge çevresinde uyuşma,

Ateş veya genel hastalık hissi,

Açıklanamayan kilo kaybı,

Ciddi düşme ya da çarpma sonrasında başlayan ağrı,

Gece giderek artan ve konum değiştirmekle azalmayan ağrı.

Ayrıca alışılmış alevlenmelerinizden daha şiddetli, daha uzun veya farklı seyreden bir ağrı da yeniden değerlendirilmelidir.

Alevlenme planınız önceden hazır olsun

Ağrı azaldığında yalnızca egzersiz programı değil, olası bir alevlenme planı da oluşturulmalıdır:

Hangi hareketler bana iyi geliyor?

Yükü ne kadar azaltmalıyım?

Hangi etkinlikleri tamamen bırakmadan sürdürebilirim?

Hangi bulgularda yardım istemeliyim?

Programı hangi ölçütlerle yeniden ilerletmeliyim?

Bu soruların yanıtını önceden bilmek, ağrı arttığında duyulan kaygıyı azaltır. Alevlenmeyi başarısızlık olarak değil, yükü yeniden düzenlemeniz gerektiğini bildiren geçici bir dönem olarak görmenizi sağlar.

Omurgam’dan kısa not

Başa dönmediniz; yalnızca vitesi küçültmeniz gerekebilir

Bel ağrısının geçici olarak artması başarısız olduğunuzu göstermez. Tedavinizin işe yaramadığı, egzersizlerin size zarar verdiği veya omurganızın yeniden bozulduğu anlamına da gelmez.

Bazen bedeninizin o günkü kapasitesine uygun olarak bir süre daha kısa yürümek, daha az tekrar yapmak veya daha fazla dinlenme arası vermek gerekir. Ağrı yatıştıkça yük yeniden artırılabilir.

İyileşmek, bir daha hiç ağrı hissetmemek değildir. Ağrı yeniden ortaya çıktığında paniğe kapılmadan ne yapacağınızı bilmek de iyileşmenin önemli bir parçasıdır.

Doğru tedavinin ilk adımı doğru tanıdır; hekim değerlendirmesi gerekir.