Metni KüçültMetni BüyütMetni SabitleMetni Yazdır

Kilo Almamın Sebebi Bel - Bacak Ağrımdan Dolayı Hareket Edememeye Bağlıdır. Doğru mu, Yanlış mı?

Kronik bel-bacak ağrısı olup da muayeneye gelen aşırı kilolu hastalara ağrılarının azalması için kilo vermelerini tavsiye ettiğimiz zaman aldığımız yanıt hep aynıdır. ‘Ben de çok istiyorum Dr. Bey ancak bu ağrılardan hareket edemiyorum ki kilo vereyim’. Hastalar bu bahaneye o kadar sıkı sarılırlar ki şimdiye kadar bu öneride bulunmam sonrası kilo veren hastaya hiç rastlamadığımı söylesem yeridir.

Mantıken çok haklı bir gerekçe olan şişmanlığın asıl nedeninin ağrıya bağlı hareketsizlik olması savı, gerçekten doğrumudur, bu konuda bilimsel bir dayanak var mıdır? Bu konuda yapılmış ilginç bir bilimsel çalışmanın özetini size aşağıda sunuyorum.

Orijinal makale: Weight loss in overweight and obese patients following successful lumbar decompression. By Garcia RM, Messerschmitt PJ, Bohlman HH et al.
Yayınlandığı dergi ve yılı: Journal of Bone and Joint Surgery 2008;90:742-7

Aşırı kilolu ve şişman hastalarda dar kanalın başarılı tedavisi sonrası kilo kaybı

Dar kanal şikayeti olan hastaların genellikle bacak ve bel ağrısı çekmeleri nedeniyle yürüme mesafeleri oldukça kısalmış ve hareketlilikleri azalmıştır. Bu hastalıktan muzdarip aşırı kilolu hastaların büyük çoğunluğu hastalıklarına ve onun neden olduğu hareketsizliğe bağlı olarak kilo veremediklerini ve hatta daha da kilo aldıklarını savunurlar. Bu durumda hastalıkların tedavisi sonrası yürüme sıkıntılarının ortadan kalması ve tekrar aktivitelerinin artması ile bu hastaların kilo vermeleri beklenir. Bu çalışmada dar kanalı olup da başarılı şekilde tedavi edilmiş aşırı kilolu ve şişman hastaların  tedavi sonrası kilo verip veremediklerini inceleyecektir.

Hastalar ve yöntem:
Dar kanal nedeniyle ciddi fonksiyon kısıtlaması olup, başarılı cerrahi sonrası fonksiyonları ve yürüme mesafeleri düzelmiş 63 aşırı kilolu hasta ameliyattan sonra ortalama 3 yıl izlenmiş. Hastaların ameliyat öncesi ve sonrası kiloları ve vücut kütle indexleri ölçülmüş. Ayrıca çeşitli anketlerle ağrı ve fonksiyon skorları belirlenmiş.

Bulgular:
Ortalama üç yıl takibin sonunda hastaların ağrıları, yürüme mesafeleri ve fonksiyonel aktiviteleri belirgin olarak düzelmiş. Ortalama ağırlıkları 2.48 kilo artarken vücut kitle indeksleri de ortalama 0.83 kg/m2 artış göstermiş. Genel olarak bakıldığında hastaların %35 i ameliyat öncesi vücut ağırlıklarının %5inden fazla kilo alırken, %59 u aynı kiloda kalmış ya da ameliyat öncesi ağırlıklarının %5 inden az kilo almışlar. Tüm hastaların ancak %6 sı vücut ağırlıklarının %5inden fazla kilo vermiş.

Çalışmadan çıkan sonuç:
Aşırı şişman hastaların büyük çoğunluğu şikayetlerini ortadan kaldıran başarılı ameliyat sonuçlarına ve eski performanslarına dönmelerine rağmen aynı kiloda kalmakta ya da daha da kilo almaktadırlar. Hastaların fonksiyonel aktivitelerinin artması ve ağrılarının iyileşmesi kilo vermelerine yardımcı olmamaktır. Bu bulgulara göre şişmanlık ayrı bir hastalıktır ve hastaların ağrıları geçince kilo verecekleri düşüncesi doğru değildir. Aşır şişman hastaların ayrıca obezite tedavisiyle ilgili de danışmanlık ve tedavi alması gerekir.

Evet çalışmanın sonucu çarpıcı ! Ayrıca benzer bir çalışma diz ve kalçada osteoartrite bağlı ağrısı olup diz veya kalça protezi konması sonrası eski sağlıklarına ve hareketliliklerine kavuşan aşırı kilolu hastalarda da yapıldı ve benzer şekilde sonuçlar elde edildi1. Dolayısıyla şişmanlık kesinlikle çeşitli hastalıklara bağlı hareketsizliğimizin bir sonucu olarak değerlendirilmemelidir. Görüldüğü gibi arızalı hareket sistemimiz onarılsa bile eski hareketliliğimize kavuşmamız şişmanlığımızı tedavi etmeye yaramıyor. Şişmanlığımızı ayrı bir hastalık olarak algılayıp bu konu ile ilgili mutlaka bir profesyonel danışmanlık almamız gerekiyor.

Ek kaynak:
1. Abu-Rajab RB, Findlay H, Young D et al. Weight changes following lower limb arthroplasty: a prospective observational study. Scott Med J 2009;54:26-8